19:31 - Zeytinyağı bitkisel yağın sağlık bakımından yararları
19:28 - Yumurta Alerjisi Nedir? Alerjiye Ne Sebep Olur
19:27 - YKS temel puanları ne zaman açıklanacak? 2020 Üniversite temel puanları
19:25 - Uyku Sorunu Yaşamak İstemiyor İseniz Bunlara Kulak Verin
19:23 - TikTok bakın ne zaman kapanacak? TikTok acaba kapanacak mı?
23:24 - Tekrarlayan Düşüklere Neden Olan Nedir?
23:22 - Safran Bitkisi Neden Dünyanın En Pahallısı Olmaktadır
23:21 - Okul kayıtları bakın ne zaman başlar? Okul kayıtları nasıl olacak
Kapıyı açtığımda karşıma küçücük, karanlık bir oda çıktı. İçeride eski bir masa, birkaç kutu ve duvara asılmış fotoğraflar vardı.
Masaya yaklaştığımda üzerinde benim adımın yazılı olduğu sararmış bir zarf gördüm.
“Kızım Zeynep’e…”
Ellerim titreyerek açtım.
Annem şöyle yazmıştı:
“Kızım, buraya kadar geldiysen artık sana yıllarca anlatamadığım şeyi öğrenmelisin. Bu ev bizim ailemizin evi. Ben buradan isteyerek ayrılmadım.”
Mektubun devamını okudukça annemin neden geçmişinden hiç bahsetmediğini anlamaya başladım.
Annem gençken babasını kaybetmiş. Dedemden kalan bu ev yüzünden kardeşleri arasında büyük bir kavga çıkmış. Annem hakkından vazgeçmeyince ailesiyle arası açılmış ve köyden ayrılmak zorunda kalmış.
Fakat ev hiçbir zaman satılmamıştı.
Masadaki kutunun içinde tapu belgeleri ve annemin hazırlattığı resmi evraklar vardı.
En üstteki kâğıtta benim adımı gördüm.
Şaşkınlıkla yaşlı kadına döndüm.
“Bu ne demek?”
Kadın gözleri dolarak:
“Annen bu evi sana bıraktı.” dedi.
Ama hâlâ anlamadığım bir şey vardı.
“Madem öyle, neden bana söylemedi?”
Kadın duvardaki fotoğraflardan birini gösterdi.
Fotoğrafta annem yıllar önce aynı evin bahçesinde duruyordu.
“Annen her yıl gizlice buraya gelirdi,” dedi. “Evi tamir ettirir, bahçeyle ilgilenirdi. Bir gün senin burayı bulacağını söylerdi.”
Sonra masanın çekmecesinden küçük bir defter çıkardı.
Annemin günlüğüydü.
Son sayfada benim için yazdığı birkaç satır vardı:
“Zeynep’in hayatta ne yaşarsa yaşasın dönebileceği bir evi olsun istiyorum. Benim gidemediğim yere o korkmadan gitsin.”
O anda yıllarca neden o anahtarı saklamamı istediğini anladım.
Annem bana sadece bir ev bırakmamıştı.
Yıllarca kimseye anlatamadığı geçmişini ve benim için sessizce hazırladığı bir geleceği bırakmıştı.
Bugün o eski taş ev hâlâ duruyor.
Anahtarı ise evimin en değerli köşesinde saklıyorum.
Çünkü bazen bir anne evladına söyleyemediklerini bir mektuba, sevgisini ise küçücük bir anahtara bırakabiliyormuş