SON DAKİKA

bebekanne

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

21 Ağustos 2026 - 12:39 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Annem o’ldükten sonra eşyalarını toplarken çekmecesinin en altında

Kapıyı açtığımda karşıma küçücük, karanlık bir oda çıktı. İçeride eski bir masa, birkaç kutu ve duvara asılmış fotoğraflar vardı.
Masaya yaklaştığımda üzerinde benim adımın yazılı olduğu sararmış bir zarf gördüm.
“Kızım Zeynep’e…”
Ellerim titreyerek açtım.
Annem şöyle yazmıştı:
“Kızım, buraya kadar geldiysen artık sana yıllarca anlatamadığım şeyi öğrenmelisin. Bu ev bizim ailemizin evi. Ben buradan isteyerek ayrılmadım.”
Mektubun devamını okudukça annemin neden geçmişinden hiç bahsetmediğini anlamaya başladım.
Annem gençken babasını kaybetmiş. Dedemden kalan bu ev yüzünden kardeşleri arasında büyük bir kavga çıkmış. Annem hakkından vazgeçmeyince ailesiyle arası açılmış ve köyden ayrılmak zorunda kalmış.
Fakat ev hiçbir zaman satılmamıştı.
Masadaki kutunun içinde tapu belgeleri ve annemin hazırlattığı resmi evraklar vardı.
En üstteki kâğıtta benim adımı gördüm.
Şaşkınlıkla yaşlı kadına döndüm.
“Bu ne demek?”
Kadın gözleri dolarak:
“Annen bu evi sana bıraktı.” dedi.
Ama hâlâ anlamadığım bir şey vardı.
“Madem öyle, neden bana söylemedi?”
Kadın duvardaki fotoğraflardan birini gösterdi.
Fotoğrafta annem yıllar önce aynı evin bahçesinde duruyordu.
“Annen her yıl gizlice buraya gelirdi,” dedi. “Evi tamir ettirir, bahçeyle ilgilenirdi. Bir gün senin burayı bulacağını söylerdi.”
Sonra masanın çekmecesinden küçük bir defter çıkardı.
Annemin günlüğüydü.
Son sayfada benim için yazdığı birkaç satır vardı:
“Zeynep’in hayatta ne yaşarsa yaşasın dönebileceği bir evi olsun istiyorum. Benim gidemediğim yere o korkmadan gitsin.”
O anda yıllarca neden o anahtarı saklamamı istediğini anladım.
Annem bana sadece bir ev bırakmamıştı.
Yıllarca kimseye anlatamadığı geçmişini ve benim için sessizce hazırladığı bir geleceği bırakmıştı.
Bugün o eski taş ev hâlâ duruyor.
Anahtarı ise evimin en değerli köşesinde saklıyorum.
Çünkü bazen bir anne evladına söyleyemediklerini bir mektuba, sevgisini ise küçücük bir anahtara bırakabiliyormuş

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA